Necdet Şen
Göz kapaklarımı ne zaman yumsam, soru dolu bakışlarıyla beni izleyen ufak bir oğlan çocuğuna yakalanıyordum. Sanırım o benim budanmış çocukluğumun hayaletiydi. Kendime doğru giden bu çileli gurbet yolundaki rehberim.
Yerli Malı haftalarından, Saatli Maarif Takvimi'nden, sütun yazarlarının ve niyet tavşanlarının birkaç cümlelik hayat derslerinden malûl sokma aklımdan sıyrılma denememde en güvenilir rehber.
Yolculuk boyunca kâh teğet geçtiğimiz yaşantıları izledik onunla, kâh kendi içimize dönüp bir zamanlar bildiğimiz, ama sonradan her nasılsa unuttuğumuz o ezelî bilginin izini sürdük. Masalların, dinin ve felsefenin de aradığı gizemli ülke, içimizi kemiren o ölümcül soru: "hayatın bir anlamı var mı?"
Sınırsız düş gücümüz, bir hamburgerci menüsü kadar yalınkat ve otomatiğe bağlanmış olan yaşantılarımıza inat, uçsuz bucaksız bir evrende dolanıyordu.
Çok okuyan da, çok gezen de, çok hayal kuran da aslında hep o belâlı sorunun tutsağıydı: Ben kimim?
En esrarlı yolculuk, kendi varoluşumuzun kaynağına, ruhumuzun derinliklerine doğru yaptığımız keşif gezintileriydi.
Bezgindim. Hiç bir yere gittiğim yoktu aslında. Uyandığım her derbeder otel odasında kendi bunaltıcı gölgem "namaste" diyordu bana.
Atman diye bir yer vardı; onu arıyordum.
Devam: Yayan yapıldak Asya yollarında
Nereye? ~ Necdet Şen ~ Hindistan, Nepal, Pakistan ve İran yollarında aylar süren yolculuğun güncesi. 264 sayfa, 22 renkli fotograf, Parantez Yayınevi 2001