Nereye?

Nereye hakkında yorumlar ve söyleşiler


Bilmiyorum. Yani siz şimdi nerdesiniz ne yapıyorsunuz, bu dünyayla ilgili sorunlarınıza bir çözüm buldunuz veya en azından rahat edebileceğiniz bir mesafe saptayabildiniz mi acaba diye merak ediyorum. Ne de olsa benden büyük biri, benden önce benzer şeyleri tecrübe etmiş; bana benzediğine dair bir duyguya kapıldım ve onun vardığı sonucu, dolayısıyla da kendi geleceğimi merak ediyorum denebilir buna. (Gülin Aköz)


Kulak tozunda Jack Kerouac'un nasihatları, geri planda rock müzik ve ayağında pek de rahat olmayan ayakkabıları, su ısıtıcı dalgametresi, çelişkileri, egosu, alteregosu, kompleksleri, mizah gücü ile baştan aşağı çıplak bir seyyahı okumanın adıdır Nereye? Necdet Şen'in İstanbul Laleli'den bindiği otobüsle İran üzerinden Pakistan, Hindistan ve Nepal yolculuğunun ve bu yolculuk boyunca"kendini takip eden kendisinin"seslenişi, itirazları ve daha da olmadı kalayı basışının arsızca kitaplaştırıldığı bir aynadır Nereye? (Orkun Atila, Torkunc)


Necdet Şen, bir gün kendine sorduğu, 'Bu koşuşturma, bu hırs ne için, ben kimim ve nereye gidiyorum' sorusunu cevaplayabilmek için, hayatını dolduran ve zamanını çalan hemen her şeyden kendini uzaklaştırmayı ve kendindeki gerçek kendi'yi dinlemeyi seçmiş. Geçirdiği bu suskunluk, bu arınma sürecinde de aradığı cevapların bir kısmını bulmuş. İnternet ortamında yayınlayacağı 'Nereye' adlı kitabında bu farklı yolculuğu okuyabilirsiniz. (Nasuh Mahruki, Hürriyet)


Ama bu tamamıyle gerçek bir tur. Gezi dergilerinin ya da kitaplarının sponsorlarla allayıp pullayıp sizlere kakalamaya çalıştığı türden sanal cennetlerin hikâyesi değil. Bu basbayağı sıradan bir gezi. Bazen eğlendiğiniz ve bazen de sıkıldığınız, kızdığınız, lanet ettiğiniz bir gezinin GERÇEK hikâyesi. Daha doğrusu sıradan bir insanın gezgin denilen basılı bir hüvviyet kağıdı olmayan kimliğe bürünüşünün hikâyesi. (Cüneyt Özdemir, Deepnot)


Bi gece vakti
Necdet Şen'le çarpışık bi sokakta
Adsız bi meyhanede rakı tokuşturduk
"Hindistan'a gidiyorum" dedi
Hint makamlarından
Ruhuna iltica talebinde bulunacak
Gibi geldi bana (Savaş Ay, Yeni Yüzyıl)


Kalemindeki içten ve 'beat'mek bilmez kesintisizlikle, kitabın sırtına yazılı 'Hindistan'a uzanan gerçek bir seyahat' gibi 'klişe' bir cümleyi bertaraf edebilme başarısına erişen yazar - çizer, bu kitabıyla bir anlamda okuruna, kendisine ve en önemlisi bireysel tarihine olan borcunu fazlasıyla ödediğini gözler önüne seriyor. (Evrim Altuğ, Radikal)


Şen, mekik gibi (hepimiz gibi, belki) hüzünle neşe, hıyarlıkla centilmenlik, pintilikle cömertlik, sığlıkla derinlik, yumuşaklıkla sertlik, kendine acımayla efelenme, kızgınlık ve sükunet arasında gidip gelerek kilometreleri yutuyor külüstür, ayazlı otobüslerde. Ama her şeyin komik tarafını görerek ve sürekli kendi kendisiyle dalga geçerek. (Metin Münir, Sabah)


Necdet Şen'in aylarca en zor şartlarda gerçekleştirdiği yolculuklara aldanıp da onun bir gezgin olduğunu düşünmeyin. Günlerce evden dısarı çıkmayan, geceleri çalışıp, gün ortasında uyanan Şen'in seyahate çıkışı, boğulmak üzereyken hayatta kalma adına yapılmış bir refleks sadece. O biraz bu yüzden, biraz da gittiği yerlerde jakuzili otellerde kalıp, klimalı otobüslerde seyahat eden, birkaç tapınak birkaç inek fotoğrafı çekip dönüşünde "Ben Hindistan'dayken..." diye başlayan cümleler kurup, bu işin rantını yiyen insanları gördükten sonra 'gezgin' olmadığına karar vermiş. (Ülkü Özel, Zaman)


Günlük hayatın hengamesi içinde boğulurken gazetede çevirdiğiniz üç-beş sayfa size ne kazandırır? Nefes değerinde bir rahatlama, biraz da oksijeni ilk kez ciğerine çeken bebeğin can acısı. Gazetenin elleri boyayan mürekkebi içinde siyah beyaz, ama kendine has renklere açılan bir kapı. Necdet Şen'in çizerlik yetisiyle okuyucusuna verdiği tat böyle ifade edilebilir sanırım. (İrem Uşar, Chivi)


"Önce üç buçuk ay Hindistan, Nepal, Pakistan'ı dolaştım karayoluyla. Döndükten sonra küçücük bir odada hiç kimseyle görüşmeyerek, nadiren sokağa çıkarak, çoğunlukla kitap okuyarak, ya da karşı duvara bakıp hiç bir şey yapmadan, en fazla düşünerek geçirdim zamanımı. Bir arınma, kendime dönme fırsatı oldu bu bana. İstemediğim hiç bir şeyi yapmamak gerektiğini öğrendim. Duvarların eskimesini seyrettim özetle."(Backyard, Yaşam Dersleri)


 

Nereye? ~ Necdet Şen ~ Hindistan, Nepal, Pakistan ve İran yollarında aylar süren yolculuğun güncesi. 264 sayfa, 22 renkli fotograf, Parantez Yayınevi 2001
İstanbul'dan otobüs ile Gürbulak sınır kapısı... İran'da Bazargan, Tebriz, Tahran, Kum, Isfahan ve Zahedan yakınlarında Mirjaveh sınır kapısı... Pakistan'da Taftan Çölü üzerinden Kuetta, Sukkur, Karaçi, Gadani, Tezgam Ekspres ile Lahor... Hindistan'da Amritsar, Delhi, Jaipur, Ajmer, Pushkar, Delhi... Otobüs ile Sanuali sınır kasabası... Nepal'de Kathmandu, Bakhtapur, Patan, Pokhara... Sanuali üzerinden tekrar Hindistan... Varanasi, Delhi, Agra, Fatehpur Sikri, Jaipur, Jodhpur, Jaisalmer, Bikaner, Delhi'nin ünlü Paharganj semti, tekrar Agra... Taj Mahal bahçesinde aylaklık günleri... Bir kez daha Delhi... Uçakla Moskova, oradan İstanbul... Ve satır aralarında bol bol Tirebolu... Uzaktaki çocukluk ülkesi...
internetten indirimli fiyatla alınabilir.
eXTReMe Tracker