Nereye?

Temiz bir çarşaf alt tarafı!

(Karaçi, 29 Ekim)


Dünyanın envanterini çıkarıp çapulcuların bilgisine sunmak için onlardan evvel yola çıkan fotograf makineli yarı maceracı taşeron gezginlerden biri sayılmaz mısın sen de?

Sokaklara vizörün ardından bakıyor, yoksulluk fotografları çekiyor ve yürüyüp gidiyorsun; kapısında bekçi bekleyen sitelerde oturan ve süper vakumlu elektrik süpürgeleriyle halıların ciğerini söken, kimbilir hangi kirlenmişliğin yarattığı temizlik takıntısıyla kanepe dolap arkalarında mikroorganizma soykırımı yapan 'seçkin' kentliler ishal olmadan Doğu'yu görsünler diye. Utanmadan bu işten para kazanmayı tasarlıyorsun.

Zaten 'gezgin' olmayı kazanç kapısı haline getirmiş yapmacık kahramanlarla dolu piyasa. Doyumsuz ve kandırılmaya yatkın tüketim toplumu insanına kendini çağdaş bir çizgi roman kahramanı gibi yutturmaya ve bunun meyvalarını devşirmeye çalışan uyanık pazarlamacı 'gezgin' prototiplerinden geçilmiyor zaten.

(Sayfa 30)

* * *

Saatler sonra yorgun argın odama döndüğümde baktım, çarşaf aynı çarşaf. Hatırlattım, bir saat daha mühlet istedi. Pekâlâ. Birkaç saat daha dolandım sokaklarda. Yorgunum, uzanmak istiyorum. Adam gene zaman istedi. Sonunda dayanamayıp şarladım. Çok sakin bir adam (fazlasıyla sakin, haplanmış mı ne), "burası ucuz bir otel, burada böyle şeyler olağandır" diye cevap verdi hazret.

(Sayfa 31)

 

Nereye? / Necdet Şen / Hindistan, Nepal, Pakistan ve İran yollarında aylar süren yolculuğun güncesi. 264 sayfa, 22 renkli fotograf, Parantez Yayınevi 2001

İstanbul'dan otobüs ile Gürbulak sınır kapısı... İran'da Bazargan, Tebriz, Tahran, Kum, Isfahan ve Zahedan yakınlarında Mirjaveh sınır kapısı... Pakistan'da Taftan Çölü üzerinden Kuetta, Sukkur, Karaçi, Gadani, Tezgam Ekspres ile Lahor... Hindistan'da Amritsar, Delhi, Jaipur, Ajmer, Pushkar, Delhi... Otobüs ile Sanuali sınır kasabası... Nepal'de Kathmandu, Bakhtapur, Patan, Pokhara... Sanuali üzerinden tekrar Hindistan... Varanasi, Delhi, Agra, Fatehpur Sikri, Jaipur, Jodhpur, Jaisalmer, Bikaner, Delhi'nin ünlü Paharganj semti, tekrar Agra... Taj Mahal bahçesinde aylaklık günleri... Bir kez daha Delhi... Uçakla Moskova, oradan İstanbul... Ve satır aralarında bol bol Tirebolu... Uzaktaki çocukluk ülkesi...

Okura Not: Son zamanlarda giderek artan bir sıklıkta "Nereye'yi -internet de dahil- hiç bir yerde bulamadığını ve bu konuda kendisine yardımcı olup olamayacağımı" soran postalar alıyorum. Bu tür isteklere her seferinde "elimden gelen bir şey yok" türünden cevaplar vermek beni üzüyor.

Parantez'in bastığı kitabın ilk baskısı bitti. (Galiba artık Parantez adında bir yayınevi de kalmadı.) Benimse hiç kimsenin kapısını çalıp "kitabımı basar mısınız" diye sormaya niyetim yok.

Beni anlayacağınızı umuyorum. "Gene de anlayamadım" diyorsanız, şu yazıyı okumanızı öneririm:

Bir yiğit bir kitap yazsa, gör başına neler gelir!

 

©